12 Haziran 2010 Cumartesi

Bebeğimin bebeği ve ikinci dedelik maceram

 












Ne yalan söyliyeyim akşam eve geldiğimde ikinci torunumu bu kadar çabuk kucağıma almayı beklemiyordum...

Kapıyı Melikem açtı. -"Baba gözlerini kapat da gel lütfen" dedi. Gözlerimi açtığımda Melike elinde tarak: yeni saç şeklini beğenip beğenmediğimi sordu. Tabi ki çok güzel olmuştu.


-İyi o zaman sen üşümüşsündür. Sıcak bir çorba vereyim sana diyerek plastik tabakta, plastik kaşıkla hayali işkembe çorbam servis yapıldı. -Sarmısaksız lütfen..

Televizyonda bir türkü öyküsü film yapılmıştı. Anneyle birlikte izlemekteydiler. Türkü alıp başını gittiğinde yeniden saçlarını taramakta olan Melikem, babaya işveli bir göz kırptı.

-Benimle dans edebilirsiniz lütfen.

Anne gülerek izlerken, baba ve Melikem, yörük ezgileri eşliğinde dansettiler bir süre...

Yorgun düşen baba koltuğa ilişirken Melikem bebeğini kucağına aldı. Yine plastik biberon ve mama kaşığı ile onu beslerken birden bebeği babanın kucağına verdi.

-Sen dedesin, bacaklarım ağrıdı şu torununa bak. Mamasını yedir..

Baba gülümseyerek kucağına aldı oyuncak bebeği. Melikem itinayla nasıl mama yedireceğini anlatırken babanın bu durumdan gözleri yaşarmıştı.


-Allah'ım küçük kızım da beni torun sahibi yaptı ya.... Daha ne isterim.

Düşündü. Bir gün önce uyurken aklına takılan duygular geldi yine. Öyle demişti dün gece uyurken kendi kendine. Küçük kızım da sabah uyandığımda büyümüş olsa.

Bu her gün bir savaşı yaşayan dünyada, her gün bir krizi yaşayan ülkede babanın kırılan özgüveninin bir izdüşümüydü gerçi.

Ama şimdi mutluydu. Çocukça bir oyunla da olsa 2nci bir torunu olmuştu işte.

"Adını henüz koymadık" bebeğin ama Melikem babasının ricasını kırmadı. Bebeği ile birlikte babasının bir resmini çekti. Baba çok mutluydu... Anne gülümseyerek "inşallah" diyordu.

Bir müddet sonra uykusu sıkışan Melikem yine Tv'deki müziğin ritmine uyarak doğaçlama bale hareketleri yapmaya başladı.

Baba kızını kucakladı. Kikirdeştiler. Dansederek holü geçtiler yatak odasına yöneldiler.

-Hadi doğru yatağa....

Melikem uyumadan önce hala müzik dinlemek istiyordu.

Baba ise "Rabbiyyesir"e başlamıştı bile. Melikem duanın Türkçe kısmında yine doğaçlama yapıyordu.

-Ya Rabbim sen bana çikolata ver, babam oyuncak alsın... Amiiin...

Baba cep telefonuna o gün attığı bir sure seçti: Yâ Siyn....

Melike mırıldandı:

-Baba ne güzel bir şarkı bu!..

Erkan BAL

Editörün notu:


1 yorum:

pabuç dedi ki...

Torununuzda cin gibi bakıyor maşaallah...Gözlerde deniz mavisi Allah nazardan saklasın;)