12 Mart 2012 Pazartesi

Ey oğul tadında monologlar


I

Bak oğlum, her şey kâğıda, kaleme gelmez bu dünyada
bazı şeyleri aklına, bazılarını yüreğine, bazılarını da kâğıda yazmalısın.
Ama hangisi nereye yazılmalı buna sen düşünüp, karar vereceksin.

II

Aşk dengesiz bir ruh halidir. Peki, nasıl yaşar dengesiz insan?
Hepimizin yaşadığı gibi işte, yuvarlana yuvarlana, bir rüzgârın önünde sürüklene sürüklene.

Denge insan hayatında ideal olandır ama söz konusu aşksa bu olasılık tıpkı enflasyonun sıfır olma ihtimali gibidir yani oran asla sıfır olmaz. Âşıkların terazisi ortada asla durmaz.

Durursa durağanlık olur, aşk nadasa girer belki, belki de ölür.
Bu yüzden aklı olup, cesareti olmayanlar aşkı sevgiye dönüştürüp yoluna tatlı geçim modunda devam ederler ama o tadı asla bir daha yakalayamazlar.

Sen şunu bileceksin; aşk, her zaman inişli çıkışlı ve yıpratıcıdır ama tadı biraz da zaten o iniş çıkışta, o hüzünde, hezeyanda ve acısındadır...
Özetle, bu sevdada canının yanmasından korkuyorsan sevmeyeceksin.

III

İş bana kalsa çoktan ölürdüm dedim  önce kendime. Sonra ne tutundurdu hayata diye sordum, vadesi gelmemiş borç çeklerinden başka cevap bulamadım önce.
Bir de Allah korkusu. Hani kabahat işlerken unuttuğumuz ama canına kıyınca sonsuza dek hesabını verememekten korktuğumuz şu fani hayatların asıl sahibine olan sorumluluk.
Sonra sevdiklerimi düşündüm, onlar için yaşamanın gerekliliğini ve sonra da kendimi en sonra da şöyle bitirdim öykümü "egoist olmamak güzel ama hayatı hep başkaları için yaşamayın, biraz da kendiniz için de güzelleştirin"


..sürecek

4 yorum:

victor van dort dedi ki...

kişisel anayasa taslağı gibi olmuş. benim anayasama girecek sözler var en azından canının yanmasında korkuyorsan sevmeyeceksin mesela

...sürsün:)

ebruli günce dedi ki...

Ne güzel monolog olmuş böyle,sürsün elbette...

Erkan BAL dedi ki...

@victor van dort: teşekkürler. evet yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz birşeyler var. paylaşıyoruz.. sürsün:)

Erkan BAL dedi ki...

@ebruli günce: teşekkür ederim. sürecek elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce.